KURUMSAL HABERLER

İSİB, 2020 İhracat Ödülleri Sahiplerini Buldu

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB), 2020 yılı içinde ihracat pazarında etkili rol üstlenen ve en çok ihracat gerçekleştiren firmaları ödüllendirdi. İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal’ın ev sahipliğinde 19 Ağustos 2021 Perşembe günü Radisson Blu Hotel & Spa Tuzla’da gerçekleştirilen ödül törenine İSİB Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri, ödül alan firmaların yönetim kurulu üyeleri ve profesyonel yöneticileri ile pek çok sektör paydaşı katıldı. Organizasyon içinde Prof. Dr. Emre Alkin, katılımcılara “Dünya ve Türkiye: 2021 ve Ötesi” adlı bir sunum yaptı. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Şanal, Birliği oluşturan tüm firmaların var güçleri ile Türkiye’nin kalkınması ve büyümesi konusunda çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Türk İklimlendirme sektörü, ihracatın lider sektörlerinden biri olma yolunda emin adımlara ilerliyor. 2021 yılının geçtiğimiz kısmında yüzde 40 büyüme ile ihracatımızı şahlandırdık. Tüm alt sektörlerde yüzde 30 ila yüzde 70 arasında büyümeyle ilerliyoruz. 2021’in başında koyduğumuz 5,5 milyar dolarlık yıllık ihracat büyüklüğü hedefimizi revize ettik. Yılı 6 milyar doların üzerinde bir seviyede kapatacağız. Bu başarı sektörümüzün ortak eseri. 2020 yılında 21 kategoride en çok ihracatı gerçekleştiren firmalarımız, uyguladıkları etkin ticari ve pazarlama yönetimleri ile bu yılın ödüllerine ulaştılar. Birliğimizin ödül alamayan üyeleri de var güçleri ile çalıştıklarını biliyoruz ve görüyoruz. Onlar da önümüzdeki yıllarda ülkemizi elde edecekleri başarılarla gururlandıracaklarından hiç şüphemiz yok.” Pandeminin etkisinin tüm Dünya’da zayıflamaya başlaması ile beraber fiziki etkinlik ve organizasyonların tekrar yapılmaya başlayacağını belirten Şanal, “Bildiğiniz üzere gelecek yıl yapılacak Mostra Convegno Expocomfort’a Birliğimizin girişimleri ile Türkiye partner ülke oldu. İSİB olarak bu organizasyonun hepimiz için katma değere dönüştürecek planlamaların üzerinde titizlikle çalışıyoruz” dedi. Kaynak : AA

ÖZ Yapı'nın,Yalova'da Temizoda Sistemleri Fabrikasınının Açılışı Yapıldı

Bakan Varank, Yalova'da Temizoda Sistemleri Fabrikası açılış töreninde konuştu. Varank, "Türkiye'de bulunan 84 faal tersanenin 30'u Altınova'da yer alıyor. Bu tersaneler için toplam 2.7 milyar TL değerinde 23 teşvik belgesi düzenledik. 2020 yılında bu tersanelerden yapılan ihracat 500 milyon dolar seviyesine ulaştı" dedi.  “AR-GE VE İNOVASYON ÇALIŞMALARI SEKTÖR İÇİN ÖNEMLİ” Varank, Özyapı İnşaat'ın Temiz Oda Sistemleri Fabrikası ile ilgili olarak bilgiler verdi. Varank, “Sistem, temiz odanın içinde bulunan kişileri ve aletleri kötü kokudan, tozdan ve mikro-organizma gibi parçacıklardan koruyor. Sektör, çok yüksek teknolojiye sahip olmasının yanı sıra hassasiyetiyle de dikkat çekiyor. Bu sistemler başta hastane olmak üzere ilaç üretimi, savunma sanayi, laboratuvar alanlarından sıklıkla kullanılıyor. Yalova’da kurulan bu tesiste temiz oda sistemlerinde kullanılacak olan malzemelerin hem montajı hem de imalatı gerçekleşecek. Temiz oda malzemeleri konusunda Türkiye yüksek oranda ithalat yapıyor. Bu fabrikamız ile ithalat rakamlarını indirmeyi hedefliyoruz. İkinci hedefimiz ise bu alanda ihracat yapmak. Bu malzemelerin teknolojik açıdan sürekli geliştirilmesi gerekiyor. Bu sebeple Ar-Ge’ye sürekli olarak ihtiyaç duyuluyor. Bu sektörde ayakta kalabilmek için Ar-Ge ve İnovasyon çalışmalarına önem verilmesi gerekiyor. Bu sebeple firma yetkililerine Ar-Ge merkezi kurmalarını tavsiye ediyor ve devletimizin çok cazip destekler sunduğunuz hatırlatıyorum” dedi.  Kaynak : AA

Laboratuvar Biyogüvenliği ve Biyogüvenlik Kabinleri

 Covid-19 salgını başladığı günlerden beri en sık kullanılan temel laboratuvar cihazlarından biriside "mikrobiyolojik güvenlik kabinleridir" Covid-19 (COV-2) yeni tip virüs olduğu için buna uygun laboratuvar şartlarını oluşturan "Kurum ve Kuruluşlar" tanı ve teşhis laboratuvarlarında hızla çalışmalara başladılar. Laboratuvar çalışanları, mevcut BGK yada yeni kurulum yapılan BGK'ni kullanmaya başladılar. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) Covid-19 için laboratuvar biyogüvenliği kılavuzunu web sitesinde yayınladı. Teşhis-tanı ve izolasyon-çoğaltım gibi laboratuvar çalışmaları için yönergeleri içeren kılavuz aynı zamanda çalışılması gereken laboratuvar tipleri ve cihazlar hakkında bilgiler veriyor. Kılavuzda vurgulanan en önemli konulardan birisi tüm numunelerin ilk işlenmesi (in aktivasyondan önce sekanslama ve NAAT ) onaylanmış ve bakımlı bir biyolojik güvenlik kabininde yer almalıdır (BGK). Yine göze çarpan önemli konulardan birisi şu şekildedir. Prognostik olmayan teşhis laboratuvarı çalışması (örnek, sekanslama, nükleik asit amplifikasyon testi[NAAT]) aşağıdakileri kullanan bir tesiste gerçekleştirilmelidir: Biyogüvenlik Seviye 2'ye (BSL-2) eşdeğer prosedürler. Çoğaltıcı çalışma (örneğin, virüs kültürü, izolasyon veya nötralizasyon deneyleri) içe doğru hava akışlı(negatif basınç) muhafaza laboratuvarında gerçekleştirilmelidir. (BSL-3). Kılavuz ışığında yapılacak tüm çalışmalar (PCR, ekstraksiyon vb.) onaylanmış (Validasyonlu) ve bakımlı bir BGK'ninde gerçekleştirilecektir. Covid-19 pandemisi ülkemizde görüldüğü ilk günlerden itibaren çalışmalara başlayan laboratuvarlarda en sık yaşanan biyogüvenlik kabini ve laboratuvar sorunlarını şu şekilde özetleyebiliriz. Biyogüvenlik kabinlerinin her yıl yapılması gereken Türkak A tipi muayene kuruluşundan performans testleri ve validasyonlarının yapılmadığı, Biyogüvenlik kabininin TS-EN 12469 standartlarında üretilmediği ve performası tamamlamadığı, güvenirliği olmayan bu tip cihazların laboratuvar güvenliğini tehlikeye attığı, Biyogüvenlik kabinlerini taşıyan kişilerin medikal taşımacılık konusunda bilgili olmadığı, taşınan kabinlerin taşıma öncesinde dezenfekte edilmediği , taşıma sonrası uzman teknik servisler tarafından tüm kontrollerinin yaptırılmadığı, laboratuvara taşınan biyogüvenlik kabinlerinde performans testlerinin yapılmadığı Laboratuvarların BSL-2 şartlarını taşımaması , havalandırma sistemlerine sahip olmaması , biyogüvenlik kabinlerinin baca bağlantılarının olmaması, Biyogüvenlik kabinleri kullanımı, dekontaminasyonu gibi konularda laboratuvar personelinin eğitim yetersizliği, BSL-3 laboratuvarlarda bulunan biyogüvenlik kabinlerinin performans kontrollerine ek olarak thimble baca tepmelerinin kontrol edilmesi. VAV ayarlarının yapılması. Biyogüvenlik kabinlerinin bakım sürelerinin geçmesi, (Performans testleri olumlu) Yeni kurulan biyogüvenlik kabinlerinde IQ/OQ testlerinin yapılmadığı ve kurulum ve operasyonel testin performans testleri ile karıştırıldığı, Bakım yapılan biyogüvenlik kabinlerinde doğru HEPA filtrelerin kullanılmadığı ve birçok cihazın yüksek basınç değerleri ile başladığı, bakımları yapan kişilerin yetersiz ve ehliyetli olmadığı, Yukarıda yazıldığı gibi laboratuvar biyo güvenliği açısından çok önemli konularda sorunlar yaşanmaktadırBu sorunlar hakkında çözümler ve detaylı anlatımlar ile yapılması gerekenleri adım adım yazalım.  Performans Testi(PQ) Hepa Filtre Kaçak Testi Biyogüvenlik kabinlerinin her yıl onaylı (TÜRKAK) A tipi muayene kuruluşları tarafından validasyonu yapılmalıdır. Performans testleri (PQ); Hepa filtre kaçak testi , hava akımları testleri (içeri ve aşağı hava akımları) , hava akımları duman görselleştirme , çalışma ve alarm fonksiyon testleri ve bunlara ilaveten kurulum ile alakalı olarak kabinin pozisyonunu kayıt altına alacaklardır. Performansı tamamlayan biyogüvenlik kabinlerinde bakım, taşınma gibi yeniden validasyon gerektirecek işlemler yapılmayacaktır.   Üzerinde etiketi dahi olmayan markası, modeli ve seri no'su olmayan biyogüvenlik kabinler maalesef laboratuvarlarda kullanılmaktadır. Tabiki her etiketi olan kabinde TS-EN 12469 standartlarına uygun üretilmiştir anlamı çıkmasın. Birçok kabin hem yapısal olarak hem de performans testlerinde oldukça kötü sonuçlar vermektedir. Covid-19 gibi hava yoluyla hızlı bulaşan bir patojen böyle bir kabinde çalışıldığı takdirde sadece laboratuvar biyo güvenliğini değil ayrıca laboratuvar yakınında bulunan diğer alanlarıda riske atmaktadır.Sağlık bakanlığının 29 Nisan 2020'de açıkladığı bilgiler ışığında 7428 sağlık çalışanı enfekte olmuştur.(%6.5) Bunların içinde kısmen laboratuvar çalışanlarının olduğuda düşünülmektedir.Performans testlerini tamamlayamayan kabinlerde akla gelen ilk şey HEPA filtre değişimi olmaktadır.Fakat HEPA filtre seti değiştiği halde testlerden geçemeyen kabinler vardır.Bu hususta yapılması gereken işlem, servis işlemleri yapılmadan önce cihazın hack edilmesi ve yerine TS-EN 12469 standartlarına uygun biyogüvenlik kabini kullanmak olacaktır.   Laboratuvar cihazlarının taşınması için medikal taşımacılık yapan tecrübeli firmalar/kişiler tercih edilmelidir.Biyogüvenlik kabinleri(Yüksek Patojen çalışılan) taşınmadan önce uzman kişiler tarafından H2O2 ile dezenfekte edilmelidir.Biyogüvenlik kabinleri ebatlarına göre180-350 kg. Bu ağırlıkta cihazlar zor şartlar altında taşınmaktadır. Kapı geçişleri, merdivenler , asansör gibi yerde çoğu zaman kemerler vasıtasıyla taşınır. Düz zeminlerde taşıma arabaları kullanılır.Kabinin cam mekanizmalarında birçok siviç bulunmaktadır.Taşıma esnasında teknisyenler genelde cam kasasından kaldırmaya çalışırlar ve zarar verirler.Egzoz HEPA filtresi yine aynı şekilde taşımacılık esnasında zarar gören aksamdır. Ayrıca sensör, elektronik panel vb. aksamlarda çokça zarar görmektedir. Ayrıca kurulum yapılacak yerin doğrulamasına bilgi eksikliği olan kişiler karar verebiliyor.Bu konuda kabinin teknik servisinden kurulum desteği alınmalıdır.Kabinin kurulum sonrası fonksiyon testlerinin teknisyen tarafından yapılmasından sonra performans testi (PQ) yapılmalıdır.   Laboratuvarların biyogüvenlik seviyeleri ile ilgili Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı "Laboratuvar Güvenliği Rehberi" nde yer alan 9.laboratuvar tasarımı bölümü "havalandırma" (sayfa 166) kısmında detaylı bir şekilde  anlatılmıştır. Rehberi incelediğimiz zaman maalesef laboratuvar alt yapılarının eksik olduğu görülmektedir.Bir çok laboratuvarda havalandırma bulunmamaktadır. Covid-19 teşhis ve tanı laboratuvarlarında olması gereken havalandırma olmadığı için laboratuvar dışındaki birimlerde risk altındadır.Tüm cihazların kesintisiz güç kaynağına bağlı olarak çalıştırılması ve sistemde bir jeneratörün olması elzemdir.Biyo güvenlik kabinleri ve elektronik tüm cihazlar şebeke elektriğinden çok hasar gördüğü görülmüştür. Cihazların covid-19 çalışmaları süresinde durmadan çalışması esastır.                                                            Yerli ve yabancı bir çok biyogüvenlik kabini ve bunlarında modelleri vardır. Biyogüvenlik kabinleri DSÖ laboratuvar biyo güvenliği 3.baskısın da yer alan 10.bölüm 51.sayfada detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Covid-19 teşhis ve tanı laboratuvarında kullanılacak biyogüvenlik kabininin seçiminde bu kılavuzda " Personel Koruması mikroorganizma Risk Grubu 1-3 için Class I-II-III kabinler kullanılabilir. Burada doğru seçim için birkaç husus vardır. Covid için class I kabin yeterli olmayacaktır. Sadece personel koruması olduğu için PCR mix hazırlamada çok hassas pipet işlemleri bu kabinde yapılamaz. Class II A-2 kabinler personel-laboratuvar ve ürün koruması için iyi bir seçim olacaktır. Class II A-2 kabinler laboratuvar egzoz havalandırma sistemine thimble baca sistemi ile bağlandığı takdirde hem laboratuvarı hemde kabini egzoz edebiliriz.Böylece kabin çalışma ve durma anlarında laboratuvar basıncı etkilenmeyecektir.Class II B-2 kabinler %100 egzoz havası ile çalışırlar.Egzoz edilen hava laboratuvar basınç dengesini etkileyecektir. Bunun için yeterli besleme havası ve iyi bir otomasyon kullanılması gerekir.B2 kabinlerin toksik ajanlar ve kimyasallar ile kullanımı doğrudur. Biyogüvenlik kabinlerinin doğru kullanımı ve nasıl çalıştıklarını iyi anlamak gerekir. Kabinlerin fonksiyon ve alarm limitlerini sürekli kontrol etmek , ekran üzerinde görülen değerleri sürekli takip etmek gerekir. Bir çok BGK ekranı üzerinde hava akımlarını göstermektedir. Ayrıca alarmlar, fonksiyon lambaları,Cam seviyesi,çalışma süreleri,çalışma güçlerini göstermektedir.Her cihazın kend,ine ait kullanım kılavuzunda detaylı bilgiler anlatılmaktadır. Bu kılavuzların tekrar çalışmasında fayda var.   BSL-3 laboratuvar da kullanılan BGK hem classII A2 olabiliyor hemde class IIB2 olabiliyor. A2 kabinlerde kullanılan thimble bacaların üzerinde bulunan damper ile havanın laboratuvara tepmesinin ayarlanması gerekir. Ayrıca laboratuvar basınç dengesinide ayarlamak gerekir.Bu konuda uzman bir teknik ekipten destek almanızda fayda var. Zira egzoz hava hızı baca ile direkt alakalıdır. Egzoz hattında bulunan hava debisinin iyi ayarlanması ve bu debinin BGK egzoz hava debisinden büyük olmasına dikkat edilmelidir.Biyogüvenlik kabini egzoz hattı VAV min-max değerleri şayet laboratuvar emişide buradan yapılacaksa daha büyük seçilmelidir. Birden fazla A2 kabin olması durumunda yeterli hava debisi olmasına dikkat edilmelidir.B2 kabinler kullanılan laboratuvarlarda cihazın açık kapalı bilgisi otomasyon tarafından kontrol edilmektedir. Kabin devreye girdiği zaman laboratuvar havasından egzoz ettiği miktarı besleme havası ile kompanze etmek gerekiyor.Böylece laboratuvar basıncının stabil kalmasına dikkat etmekte fayda var.BSL-3 laboratuvarlar Türkiye'de bulunmaktadır. Laboratuvarların virüs var durumunda işletilebilmesi ve bakımlarının yapılması için uzman ekiplerle ile çalışılması gerekmektedir.   En çok merak edilen konulardan birisi BGK filtrelerinin bakım zamanı. Bu konuda her firmanın kendine ait bakım talimatları var.Bir çok firma 10.000 saat belirlemiştir. Buda hiç durmadan çalışması durumunda 1,5 yıl etmektedir. Fakat BGK'nin bulunduğu laboratuvarların HEPA filtreli olması durumda kabinlerin filtreleri kirlenmemektedir. En doğru yöntem cihazın teknik servisi ile HEPA filtre kirlilik durumunu öğrenmek olacaktır.BGK hava akımları, motor voltaj bilgileri, kirlenme basıncı kontrol edilebilir.Bazı kabinler çalışma yüzdelerini servis menüsünde göstermektedir. Böylece kabinin zorlandığını anlayabiliriz.Bir ayrı konu ise HEPA filtre sızıntıları.Sızdırmazlık testi ile bunu görebilirsiniz. Tüm bu parametreleri kontrol ederek filtre bakımlarına karar verebilirsiniz.Yüksek patojen çalışmalarda veya hassas hücre kültürü gibi çalışılan kabinlerde yaşanan kontaminasyon sonrasında yetkili kişi dezenfeksiyon yaptırabilir. Eğer halen kontaminasyon geçmemişse HEPA filtre değişimi gerekebilir. UV-c lambalar içinde üreticiler 9000 saat durmadan çalışmada yani 1 yıl ömür bildirmişlerdir. Fakat bakımlar esnasında uzun süre geçmişse UV-c lamba ve aydınlatma lambalarının değişimi önerilir.   Laboratuvar da yeni kurulan cihazlar için kurulum(IQ) ve operasyonel(OQ) testlerin yapılarak devreye alınması gerekir. OQ testleri PQ testlerinide kapsamaktadır. Fakat PQ için bağımsız Agredite A tipi muayene kuruluşunun yapması doğrudur. kurulum kalifikasyonunda kabinin pozisyonu, mekanik, elektrik, gaz hatlarının doğrulanması hasar alıp almadığı, baca bağlantılarının kontrol edilmesi gibi çok önemli hususlar kontrol edilir ve dökümante edilir. Operasyonel kalifikasyon da ise BGK çalışma ve alarm fonksiyonları test edilir. IQ/OQ kalifikasyonlarını temsilci firma teknik ekibi yapabilir.   Biyogüvenlik kabinleri üretim/satış/teknik servis hizmetleri yürüten firmaların satış sonrası yeterli teknik alt yapıya sahip olmaları gerekmektedir.BGK uzun süre bakım istemeyen stabil çalışabilen cihazlardır.Bu yüzden teknik servis ihtiyacı fazla olmayan cihazlardır.Her yıl performans testleri yapıldıktan sonra tespit edilen hataların düzeltilmesi gerekir. Bu konuda Türkiye'de uzmanlaşan firmalarımız vardır. Teknik servis firmasında yetkili kişilerin (Mühendis, tekniker, teknisyen) çalışması gerekmektedir.   Detaylı bilgi için ; Klima Klinik®  Şirket Müdürü Yusuf BAŞ

Klima Santrallerinde Hepa Filtre Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

ULPATEK Filtre, Coronavirus (COVID-19) salgını nedeniyle önleyici tedbirleri arttırmak adına ofis, okul, alışveriş merkezi, spor tesisleri, ticari ve kamu binalarındaki klima santrallerine HEPA filtre takılmasının önemine dikkat çekti.     Konuyla ilgili REHVA’nın yeni yayınlamış olduğu kılavuzu (REHVA COVID-19 kılavuz belgesi, 17 Mart 2020) referans gösteren Ulpatek Filtre, klima santrallerinde HEPA filtre kullanarak önleyici tedbiri arttırmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken hususları paylaştı: 1- Konfor uygulamalarında kullanılan klima santrallerinin hijyenik uygulamaya ve santral içindeki filtre montaj kasalarının da HEPA filtreye uygun olmadığı bilinmelidir. Filtre ile montaj kasası arasından %100 sızdırmazlık sağlanamayacağından validasyon testlerinde buradan kaçaklar tespit edilecek, HEPA filtreden istenen verim kaçaklar nedeni ile elde edilememiş olacaktır. 2- Son kademede yer alan santral filtrelerine (F7, F9 ya da PM1) göre HEPA filtrelerin fark basınçları çok yüksektir. Aynı hava debilerinde çalışabilmesi için standart santral filtrelerine kıyasla HEPA filtrelerde çok daha fazla filtrasyon alanı kullanmak gerekecektir. Fakat Rijit veya V-Kompak model filtreler ile bu mümkün değildir. 3- Klima santralinin tasarım debisinde çalışacak şekilde HEPA filtre kullanmak istenirse filtre hücresinde revizyon yapılması gerekir. Bu revizyon montaj çerçevesinde yapılabileceği gibi yeni filtre hücresi eklenmesi ile de olabilir. 4- Bir üst madde de belirtmiş olduğumuz revizyonun tek başına yapılması yeterli de değildir. Fan kapasitesi ve sistem basınç farkları kontrol edilmelidir. Aksi taktirde istenen hava debilerinde klima santralini çalıştırmak mümkün olmaz. Kısaca; tam ölçü V-Kompak modeli bir filtre, klima santraline ilk takıldığında 3400m³/h hava debisinde ortalama 100Pa direnç gösterirken aynı model H13 sınıfı filtre 2500m³/h hava debisinde 250Pa direnç gösterir. Bu nedenle istenen hava debisine ulaşmak için öncelikle yüksek filtrasyon alanına sahip filtre modeli kullanmak ve bunun için de bu filtreye uygun montaj kasası kullanmak gerekir. Fan kapasitesi; filtre modelini değiştirmeden HEPA filtrenin fark basınçlarını yenebilecek özellikte de olsa V-Kompak model H13 filtreyi 3400m³/h debide çalıştırmak filtrasyon hızını arttırıp filtrenin verimini düşürecektir. Bu nedenle filtreden HEPA verimi alınamayacaktır. Daha düşük hava debilerinde HEPA filtre ile sistemin çalıştırılmasının ise son kullanıcı tarafından uygun olup olmayacağı iyi değerlendirilmelidir. Bu dönemde filtrasyon sistemini ve iç hava kalitesini iyileştirmek isteyen kullanıcılar, klima santrallerinde fazlaca tercih edilen sentetik elyaf ham maddeden üretilmiş ve kirlilik seviyesine ulaşmış torba filtrelerini (F7, F8, F9 sınıfı), mevcut montaj kasasına uygun daha yüksek verimliliğe ve filtrasyon alanına sahip cam elyaf ham maddeli (pileli) F9 sınıfı (ePM1 %85) V-Kompak modeli filtreler ile değiştirebilirler. Kaynak : Basın Bülteni      

HEPA Filtreler, Coronavirüsü Tutar

ULPATEK Filtre, Coronavirus (COVID-19) salgını ile birlikte gündeme gelen: “HEPA Filtreler virüsü tutar mı?” sorusunun cevabını ; “Evet, HEPA Filtreler verimlilik değeri ölçüsünde virüsleri tutar” şeklinde açıkladı. Hastanelerde, ilaç fabrikalarında, gıda ve içecek üretim tesisi gibi hijyenik uygulamalarda kullanılan hepa filtreler, özellikle ameliyathanelerde, yoğun bakım odalarında, izolasyon odalarında, biyo-güvenlik kabinlerinde hayati önem taşıyor. Partikül Madde Atmosferde; “partikül madde” olarak isimlendirilen farklı partikül boyutlarında çok fazla miktarda endüstriyel tozlar, polenler, sporlar, bakteriler, küfler, solunabilen parçacıklar, çeşitli dumanlar ve şu an gündemimizde olan virüsler gibi kirleticiler yer almaktadır. İç Hava Kalitesi İstenen iç hava kalitesinin sağlanabilmesi için yapılanların başında kirleticilerin boyutlarını da dikkate alarak uygun verimlilikte filtreleme yapmak gelir. Boyutu; 1 µm ve daha küçük boyutlu tanecikler, insan sağlığı için daha fazla risk oluşturan partiküllerdir. Partikül madde olarak ifade ettiğimiz bu kirleticilerden virüslerin boyutları 0,02 ile 0,4 mikron aralığındadır. Coronavirus ise 0,08 ile 0,16 mikron boyut aralığındadır. MPPS MPPS; tutulması en zor olan partikül boyutu anlamına gelir ve bu değer 0,1-0,2 mikron arasındadır. Standart, verimliliği kritik olan MPPS değerine göre ifade etmektedir. MPPS değerine göre daha küçük ya da daha büyük boyutlu partiküllerin MPPS’ye kıyasla daha yüksek verimlilikte tutulduğunu söyleyebiliriz. HEPA Filtre Verimliliği HEPA Filtrelerin minimum verimlilikleri, EN1822 standardına göre en çok nüfuz eden partikül boyutunda (MPPS) H13 sınıfı için %99,95, H14 sınıfı için ise %99,995’dir. Verimliliğin bir başka deyişle tutuculuğun ne anlama geldiğini anlatmak için şöyle bir örnek verebiliriz. MPPS değerindeki 100.000 partikülü sağlam bir H14 sınıfındaki filtreden geçirmek istediğimizde   • Filtreden geçebilecek en fazla partikül adedi 5’tir. ((0,005×100.000)/100 =5), • H13 sınıfındaki filtreden geçebilecek en fazla partikül adedi ise ((0,05×100.000)/100 =50) 50 adettir.   Bu nedenle uygulaması doğru yapılıp validasyonu tamamlanan HEPA filtreler kullanılarak virüs gibi benzer partikül çapındaki kirleticiler filtrelenerek bunların zararlı etkileri azaltılabilir. Fakat HEPA filtreler virüsten korunmak için tek başına yeterli değildir. Ayrıca sıcaklık, nem, basınç, ses şiddeti, titreşim, statik elektrik gibi parametrelerin de kontrol altına alınması gerekir.   Bu nedenle salgına sebep olmuş özellikteki tehlikeli virüslerden korunmak için uzmanların tüm uyarılarına uyulmalıdır.   Kaynak : Basın Bülteni

Ulpatek, Pandemi ile Mücadelede Beklentileri Karşıladı.

Ulpatek Filtre’nin Türkiye Satış Sorumlusu Murat ODABAŞ, Ulpatek Filtre’nin 2020 yılı çalışmalarını ve 2021 yılına dair hedeflerini paylaştı. 2020 yılı Covid-19 pandemisinin hayatımızı olumsuz etkilediği bir yıl olduğunu söyleyerek değerlendirmelerine başlayan Murat ODABAŞ, şu bilgilendirmelerde bulundu: “2020 yılında pandemi ile mücadelede en önemli konuların başında gelen filtrasyon konusunda Ulpatek Filtre olarak üzerimize düşen sorumlukları yerine getirerek sektörün beklentilerini karşıladık.” Bilgilendirici yayınlar Ulpatek Filtre, Coronavirüs pandemisinin dünya üzerindeki etkisini yakından takip ederek, havalandırma sistemlerinde virüsün yayılımını kontrol altına almak adına en önemli başlıklardan biri olan filtrasyon hakkında yazılı ve görsel kaynaklar hazırlayıp sektöre katkıda bulundu. Bu kaynakların ilki firma Teknik Müdürü Mustafa BUZKAN tarafından hazırlanan “HEPA Filtreler Coronavirüs’ü tutar mı?” konulu yazı sıklıkla sorulan bu soruya ışık tuttu. Ayrıca firmada görev alan Makine Mühendisi Murat ODABAŞ ve Mekatronik Mühendisi Ferhat GÜRER tarafından ‘Klima Santrallerinde HEPA Filtre Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler’ ve ‘Hastanelerdeki Enfeksiyon İzolasyon/Karantina Odalarının Filtrasyonu için Önerilen Uygulamalar’ başlıklı teknik yazılar hazırlandı. Yazılı kaynakların yanı sıra Youtube üzerinde Ulpatek Filtre kanalında konuyla ilgili bilgilendirici videolar paylaşıldı. Hastanelere kesintisiz tedarik Üretilen yüksek kaliteli HEPA filtreler, ülkemizin birçok hastanesinde ve ilaç üretim tesisinde kullanılmaktadır. Başta Başakşehir Şehir Hastanesi olmak üzere son yıllarda tamamlanmış sekiz Şehir Hastanesinde de ULPATEK markası yer almaktadır. Kesintisiz olarak üretilen HEPA Filtreler, Sancaktepe ve Yeşilköy'de yer alan iki pandemi hastanesinde de kullanıldı. Hava Temizleme Cihazları için Filtre Üretimi Pandemi ile mücadele için hava temizleme cihazları için filtre üretimi gerçekleştiren Ulpatek, hem yurt içinde hem de yurt dışındaki iş ortakları için özel tasarım filtre üretimleri gerçekleştirdi. İlaç Üretim Tesislerinin Tercihi oldu Filtrelerin yanı sıra ürettiği ürünler arasında yer alan Fan Filtre Üniteleri, Laminar Akış Üniteleri, Tartım ve Numune Alma Kabinleri ve Güvenli Filtre Değişim Kabinleri gibi hijyenik uygulamalarda kullanılan filtrasyon ekipmanları ile yurt içi ve yurt dışı ilaç üretim tesislerinin yeni yatırımlarında tercih edilen firma oldu. Bu ürün gruplarında yurt içinde lider firma olmasının yanı sıra ARGE faaliyetleri ile ilaç endüstrisinin beklentilerini karşılamaya devam ediyor.  Doğru filtrasyon çözümlerine talebin artmasıyla beraber gelecek yıllarda da sektörün beklentilerini karşılamaya devam edeceklerini söyleyen Murat ODABAŞ son olarak, “Ulpatek olarak hedeflerimizi satış rakamları üzerinden değerlendirmenin yanı sıra büyüme hedeflerini sektörümüze ve ülkemize katma değer yaratan ürünleri ve hizmetleri sunmak olarak da belirliyoruz. Yıllardır sektöre yön veren ürünler sunan firmamız, bu misyonunu 2021 yılında daha da güçlü olarak sürdürecektir” dedi. Kaynak : Basın Bülteni

HTL Teknoloji Tübitak Desteği ile WHO Standartlarına Uygun Mobil Laboratuvar Dizayn Etti

HTL Teknoloji'nin TÜBİTAK desteğiyle dünya standartlarında geliştirdiği ve test aracı olarak dizayn ettiği mobil laboratuvar yurt içinden ve yurt dışından talep görüyor. Tuzla Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren ve temiz oda, yüksek biyo güvenlikli tesisler, kuru oda çözümleri üreten HTL Tekno Elektromekanik AŞ'nin (HTL Tekno) açıklamasına göre, Mobil BSL-3 Laboratuvarı, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği "biyo güvenlik seviyesi 3" olan standartlara göre dizayn ve imal edildi. TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları (TEYDEB) desteğiyle üretilen laboratuvarla, "testleri en hızlı şekilde değerlendirmek, yüksek biyo güvenlik seviyesine sahip laboratuvar şartlarını ihtiyaç duyulan yerlere sağlayabilmek" amaçlanıyor. Laboratuvar, çalıştıktan sonra bulunduğu ortama hiçbir şekilde virüs bırakmıyor. Gaz, sıvı ve katı tüm atıklar mobil laboratuvarın içinde gerekli işlemlerden geçerek imha ediliyor. Araç, dış ortamla hiçbir şekilde temas etmiyor. Kamyon ve benzeri araçların üzerine konulup istenilen yere kolaylıkla taşınabilen ve aynı gün içinde devreye alınabilen mobil laboratuvarın ilki Kovid-19 testlerinin yapılmasına imkan veriyor. Kovid-19 test sonucu 45 dakikada alınabiliyor Mobil laboratuvarda yapılan Kovid-19 testlerinin sonuçları 45 dakikada alınabiliyor. Bu dönemde TÜBİTAK'ın açtığı bir çağrıyla sunulan ve 450 başvuru arasından seçilen 35 projeden birisi olan laboratuvarda, antikor ve PCR testleri de yapılabiliyor. Araç, salgınlarda erken tanı laboratuvarı görevi görecek ve karantina bölgesinde analiz yapılmasına imkan tanıyacak. BSL-3 seviyesinde yeni tip koronavirüs teşhisi yapan ilk yerli mobil laboratuvar olma özelliği taşıyan laboratuvar, Avrupa ve ABD'de üretilen muadillerine göre fiyat avantajıyla öne çıkıyor. Şu anda yurt içinden önemli kuruluşlar ile görüşmeler sürerken Hollanda, Makedonya, İran, Irak ve Azerbaycan gibi ülkelerden de mobil laboratuvara talep gelmeye başlandı. Kısa süre içerisinde ilk ihracatın gerçekleştirilmesi planlanıyor. "Virüsle mücadelede yeni üretimler çok önemli" Açıklamada görüşlerine yer verilen HTL Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Naci Sivri, TÜBİTAK'a desteği için teşekkür ederek, şu açıklamalarda bulundu: "Türkiye'de katma değerli üretimin önemi sürekli konuşuluyor. Bu konuda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Özellikle sağlık alanında yaptığımız çalışmalarla virüsle mücadeleye katkının yanı sıra ülkemize katma değer sağlamayı hedefliyoruz. Koronavirüsü 4 dakikada yok eden ultraviyole (UV) C sterilizasyon cihazları geliştirmiştik. Şimdi de yeni ve benzeri AB ve ABD ülkelerinde bulunabilen bu laboratuvarımızı hayata geçirdik." Kaynak : AA

Doğu İklimlendirme A.Ş.’den Farkındalık Projesi

Dünya’da şu ana kadar yaklaşık 23,3 Milyon kişinin etkilendiği Covid-19 virüsünden ülkemizde de 260.000’e yakın vatandaşımız etkilendi. Çok hızlı yayılabilen virüse karşı tüm dünya birlik oldu. Doğu İklimlendirme’nin öncülük ettiği COVID-19 farkındalık projesi ile hastalığın belki de en kritik konularından olan yoğun bakım yatak sayısının arttırılmasının yolu ve yapılacak olan yoğun bakım odalarının hangi özellikte olması gerektiği kamuoyu ile paylaşıldı. Farkındalık projesi kapsamında kurulan 8 yataklı Sahra Yoğun Bakım Ünitesi için İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Türk Kızılay ile iletişime geçildi ve acil ihtiyaç duyulan bir hastaneye bağışlandı. Negatif basınç altında çalışan izolasyonlu yoğun bakım odasında Doğu İklimlendirme Ar-ge Merkezinin tasarlamış olduğu %100 taze havalı PHKS -  Paket Hijyenik Klima Santrali kullanılmıştır. PHKS, Isıtma, Soğutma, Nemlendirme, Nem alma ve bunların otomatik çalıştırılması görevlerini tek bir gövde üzerinde toplayan “Tak-Çalıştır” özellikli bir santraldir. PHKS-Paket Hijyenik Klima Santrali, Eurovent ve TUV Hijyen (DIN 1946/4, VDI 6022, EN 13053) kalite belgelerine sahiptir. Üzerinde bulunan yüksek verimli EC plug fanları ile standardın bir diğer gereği olan ortamın ses basıncını 48 dB (A) altında tutar.

Pandemi Ortamında İklimlendirme ve Havalandırma

Şubat ayı içinde DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından Pandemi olarak kabul edilen Covid 19 hiç şüphesiz insanların market alışverişlerinden, tatil alışkanlıklarına kadar birçok konuda değişime neden oldu ve önümüzdeki süreçte de değiştirmeye devam edecek. İklimlendirme sektörünün gelişmesi ve uluslararası rekabette öne geçmesi yönünde sektör adına faaliyetler yürüten İSKİD (İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği), yaşam alanlarında iklimlendirme ve havalandırmanın önemini ve yapılması gerekenleri toplumu bilgilendirme amacıyla ele alıyor. Klima Cihaz Nedir? Öncelikle evlerimizde kullandığımız bir iç ve bir dış üniteden oluşan klima cihazlarına “Duvar Tipi Klima” denir. Kamusal alanlarda, ofislerde, alışveriş merkezlerinde kullanılan iklimlendirme sistemleri ise daha profesyonel klima cihazlarıdır ve bulunduğu yapılara göre teknik farklılıklar gösterebilir. Pandemi ve İklimlendirme Küresel Pandemi ve iklimlendirme cihazları arasında bir ilişki olup olmadığı ASHRAE – EUROVENT – REHVA gibi dünyanın önde gelen iklimlendirme sivil toplum örgütleri tarafından bilimsel açıdan izleniyor. İçinde bulunduğumuz süreçte ev tipi klima veya %100 taze hava ile çalışan iklimlendirme cihazı kullanımı ile virüsün yayılımı arasında doğrudan bir bağlantı tespit edilemediği gibi; bazı kaynaklarda klima cihazlarının kullanılmaması durumunda konfor şartları dışında çalışma anlamına geleceği için vücut direnç sistemini de zayıf düşürebileceği belirtiliyor. İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, “Ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği süreç, yaşam alanlarımızda iklimlendirmenin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Yaz ayına gireceğimiz bu günlerde mevsim normalleri çerçevesinde sıcaklığın artması ile klima kullanımının pandemi ile ilgili bulaş etkisinin olup olmadığını gündeme getirecektir. İSKİD olarak bu konuda güncel olan araştırma verilerini paylaşarak toplumu klima kullanımı konusunda bilgilendirmeye devam edeceğiz” dedi. Evlerinde Duvar Tipi Klima Kullanan Tüketiciler Düzenli olarak bakımı ve filtre temizliği yapılmış duvar tipi klima cihazlarının önümüzdeki süreçte kullanılmasının herhangi bir probleme yol açtığı konusunda bir veri bulunmuyor. Ancak tüm iklimlendirme sistemlerinde taze hava miktarını mümkün olduğu kadar arttırmak büyük öneme sahip. Bu nedenle duvar tipi klima kullanılan evlerde ilgili ortamı pencereler açılarak gün içinde sık sık havalandırmak uzmanlar tarafından öneriliyor. İç hava kirliliği, en az dışarıdaki hava kirliliği kadar sağlığımızı etkileyebiliyor. Özellikle zamanımızın çok büyük bir kısmını evde geçirdiğimiz son günlerde, iç hava kalitesi ve bu nedenle havalandırma konusu daha da önem kazanıyor. Havalandırma dolayısıyla iç hava kalitesi; daha iyi nefes alma, daha az alerjen ve daha iyi bir uyku gibi avantajlar sağlıyor. Bunlar da vücut bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. İç hava nem seviyesinin de virüslerin yaşaması üzerinde bir etkisi bulunmuyor. Ancak vücudun virüs girişine karşı mücadelesinde solunum yolları yaş tutulmalı. Özellikle çok kuru ortamlar boğaz mukozasının kurumasına ve virüs geçişine direncin azalmasına neden olabiliyor, bu durumdan kaçınmaya özen gösterilmeli. İç hava kalitesi konusunda oda tipi hava temizleyici cihazlar da faydalı oluyor. HEPA filtreye sahip olan hava temizleme ürünlerinin kullanılması da vücut bağışıklık sisteminde olumlu etkiye sahip. Evine Servis Çağırmak İsteyenler Öncelikle evlerine servis çağırmak isteyenler doğru servisi yani hizmet almak istediği markanın Yetkili Servisi’ni çağırdıklarına emin olmalı. Korsan Servis olarak kabul edilen marka ile doğrudan bir bağı olmayan, ürünle ilgili eğitimlerini almamış, yedek parça envanterine sahip olmayan servisler kesinlikle evlere çağrılmamalı. İçinde bulunduğumuz şu günler de birçok markanın Yetkili Servisi evlere girmek için ciddi hijyen tedbirleri alarak, toplum sağlığını korumaya önem veriyor. Yeni Klima Satın Almak İsteyen tüketiciler… Bir ürün satın almak isteyen kullanıcılar için, Yetkili Servisler üzerinden keşif hizmetleri hali hazırda devam ediyor. Havalandırmanın Pozitif Etkisi… SHRAE – EUROVENT – REHVA gibi dünyanın önde gelen iklimlendirme sivil toplum örgütleri yayınları ile bilimsel olarak havalandırmanın önemini anlatıyorlar. Bu nedenle evlerimizde mekanik havalandırma yani pencere açarak yapılan havalandırma sağlığımız için son derece önemli. İç ortam toz seviyesinin azaltılması (havalandırma), aynı zamanda COVİD-19 gibi virüslerin yayılmasına karşı da bir adımdır. Uçuşan partiküller, formaldehitler, itici gazlar, ozon ve karbondioksit, temel iç hava kirleticileri arasında yer alıyor. İç hava kalitesi ile ilintili semptomlar, soğuk algınlığı, nezle, alerji, yorgunluk semptomları ile benzer olduğu için tanı konması zor olan semptomlardır. Filtre Temizliği / Etkisi Filtre temizliği sadece içinde bulunduğumuz hassas dönem için değil her zaman sağlığımız için önemlidir. Filtre temizliği klima modellerine göre farklılık gösterebilir ve bu temizliği basit şekilde son kullanıcı da yapabilir. Klima cihazlarında bulunan “Yıkanabilir Toz Filtresi”, duvar tipi klima cihazını kapattıktan sonra çıkartmak ve filtrelerde biriken tozları elektrikli süpürgeyle ya da suyla yıkayarak temizlemek yeterli olur. Filtreleri kuruduktan sonra yerlerine yerleştirmek hijyen için önemlidir. Filtreleri temizlemek için eldiven giyilebilir, maske takılabilir. Klima filtre temizliği sağlığımız kadar cihazın ömrü ve enerji tüketimi açısından da son derece önemlidir. Bu konuya özellikle önem verdiklerini belirten İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, “Kapalı bir mekânda bizi çevreleyen havanın sıcaklığının, nem oranının, temizliğinin ve hızının yıl boyunca istenen koşullarda tutulması işlemine “iklimlendirme” denir. Görüleceği üzere iklimlendirme aynı zamanda oda içindeki hava hızının da kontrol altında tutulması anlamına da geliyor. Bu nedenle ister vantilatör gibi çok basit bir havalandırıcı cihaz, ister bir klima gibi daha teknolojik ürünlerde, hava hızı ve filtre temizliği son derece önemlidir” dedi. İSKİD Hakkında Türkiye'de iklimlendirme, soğutma ve klima cihazları imalatçısı üyeleri arasında iş birliğini sağlayarak üyelerin sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yapmak amacıyla 1992 yılında kurulan İSKİD, iklimlendirme sektörünün gelişmesi ve uluslararası rekabette öne geçmesi yönünde sektör adına faaliyetler yürüten etkin bir kuruluştur.  İSKİD üyelerinin temsil ettiği şirketlerin sayısı 100’ün üzerine ulaşmış ve bu şirketler Türkiye pazarının yüzde 90’ını temsil etmektedir. Kaynak : ISKID

Hastanelerde Teknolojiyi Estetikle Buluşturan Yiber, Ekspomed Fuarında Yoğun İlgi Gördü

Hijyen ve ıslak hacim mekânlarının doğru projelendirilmesi konularında çalışmalarını sürdüren Yiber Elektronik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., ürettiği genel medikal ürünlerle pek çok hastanenin tercihi olmakta. 35 yıldır üretimini sürdüren Yiber Elektronik, genel medikal ürünlerin yanında, gıda fabrikaları için HACCP ürünleri, hijyen malzemeleri, otel odası banyo elemanları, ve otel genel alan ürünleri üretip sunmakta. Tüyap’ta düzenlenen Ekspomed 2014 Fuarı’na katılan firma burada birçok ürününü hastane yetkilileriyle buluşturdu. Yeni hijyen sistemleri ISO 9001 kalite belgesinin yanı sıra, CE , ISO 13485 ve ISO 14001 belgeleri sahibi Yiber Elektronik, yeni hijyen sistemleri tasarlayarak ürün yelpazesini her geçen gün geliştiriyor. Ürün yelpazesinde bulunan hastanelere yönelik el yıkama evye sistemleri, ameliyathane hijyen ürünleri, ameliyathane dolapları, anatomi ekipmanları, sterilizasyon ekipmanları, ceset muhafaza dolapları ile bulundukları medikal merkezlere kalite kattıklarını söyleyen Yiber Elektronik Genel Müdürü Cihangir Göğem, ürünlerimiz ile o merkezlerin tercih edilmesine katkıda bulunduklarını kaydetti. Geniş ürün yelpazesi Fuarda görüştüğümüz Yiber Elektronik Genel Müdürü Cihangir Göğem, şunları söyledi: “Bu ürünler dışında hastanelerde, ıslak hacim ekipmanları, hijyen genel mekân ürünleri ve çok önemli bir dal olan bedensel engelliler için üretilen ürünler ile Yiber Elektronik ön plana çıkmaktadır. Türkiye çapındaki A’dan Z’ye önemli tüm hastaneler ile çalışmalarını uzun yıllardır sürdürmekte olan firmamız, porföyüne yeni açılan hastaneleri ekleyerek büyümesini sürdürmektedir.” İhracat konusuna da son derece önem verdiklerinin altını çizen Cihangir Göğem, “Başta Rusya, Suudi Arabistan, İran, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkelerle ticaretimizi yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz. Bu ülkelerdeki büyük hastane projelerinde, yeni fikirler, yeni tasarımlar ve projeler sunmaktayız. Aynı zamanda bir SADER (Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği) üyesi olan firmamız bu dernekteki çalışmalarını faal olarak sürdürmekte ve faydalı çalışmalara önderlik etmektedir” dedi. 5 bin metrekarelik fabrika İstanbul’da 5000 metrekarelik fabrikasında, en kaliteli paslanmazları kullanarak üretimini yapan Yiber Elektronik, bu ürünlerin uyumlu olmasının yanı sıra, uzun ömürlü malzemelerden imal edilmiş olmasına da son derece dikkat etmekte. Yiber Elektronik Genel Müdürü Cihangir Göğem sözlerini şöyle sürdürdü: “İleriyi gören hastane yöneticileri, satın almacıları ve yatırımcılar, tercih edecekleri ürünlerden numuneler alarak bir müddet denemekte ve karar vermektedirler. Bu sebeple Yiber Elektronik ürünleri, titiz hastane yöneticileri tarafından daha iyi anlaşılmakta ve değer görmektedir.”

Mia Air Hava Temizleyici ile Yaşam Alanları Daha Güvenli

Dünyanın lider hava filtresi üreticisi Mikropor, geçtiğimiz aylarda piyasaya sürdüğü “Mia Air Hava Temizleyici” ile havada bulunan ultra ince partikülleri %99,97 oranında hapsederek ortama temiz hava sağlıyor. 30 yılı aşkın süredir inovatif hava filtreleri ve basınçlı hava sistemleri ile endüstrilerin ihtiyacına uygun çözümler sunan Mikropor, yenilikçi ürünleri ile sektöre yön vermeye devam ediyor.  Mikropor’un geçtiğimiz aylarda piyasaya sürdüğü “Mia Air Hava Temizleyici”, havada bulunan ultra ince partikülleri %99,97 oranında hapsederek ortama temiz hava sağlamak üzere tasarlandı. Yüksek teknoloji ile geliştirdiği HEPA filtresiyle gözle görülemeyen küçük parçacıkları yakalayan, kirli havayı saniyeler içerisinde temiz havaya dönüştüren Mia Air Hava Temizleyici, PM1, PM2.5, PM10, VOC, CO2, nem ve sıcaklık sensörleri ile “İç Hava Kalitesini” sürekli olarak ölçüp, kablosuz bağlantı teknolojisi ile evinizin ortam havasını uzaktan kontrol etmenizi sağlıyor. ANTIMIC kaplı hepa filtreler, ortamdaki  polen, sigara kokusu, evcil hayvan tüy ve döküntüleri, alerjenler, kimyasal buhar, toz ve  mikroorganizmaların %99.98’ini ilk bir saat içinde etkisiz hale getiriyor. 2012 yılında Sabancı Üniversitesi’nde AATCC 100-2004 metoduna göre yapılan antibakteriyel etkinlik belirleme testi de ANTIMIC kaplı hepa filtrelerin, lejyonella bakterisini etkisiz hale getirdiğini kanıtlıyor. Mia Air Hava Temizleyici, aktif karbon filtresiyle havadaki tüm kimyasal kirleticileri (VOC) hapsederek, hava kirliliğinden kaynaklı sağlık sorunlarına yakalanma riskini azaltıyor.Ortam sıcaklığını etkilemeden yaşam alanlarının hava kalitesini sürekli olarak ölçümleyip, temizleyen Mia Air, Covid-19 pandemi sürecinde de evlerde ve ofislerde enfeksiyonların yayılmasını önleyerek ekstra bir koruma sağlıyor. Kaynak : Basın Bülteni  

Doğu Ar-ge Merkezi Sektöre Değer Katıyor

Doğu İklimlendirme Ekipmanları A.Ş. kurulduğu günden bu yana AR-GE’ye verdiği önem ile sektörde farkını açıkça belli etmektedir. Firmanın misyonlarından belki de en önemlisi olan, sektörün ihtiyacı olan ithal ürünü tayin edip ürettikten sonra ihraç edilebilir bir ürün haline getirmektir. Bu bakış açısıyla onlarca ürünü ülke ekonomisine kazandırmış, kendi yan sanayisini oluşturmuştur. Doğu İklimlendirme A.Ş. ürün gamını oluşturan 4 ana başlık için ayrı ayrı çalışan AR-GE ekiplerine sahiptir. Bu ekiplerin yapmış olduğu çalışmaların temeli 2005 yılına dayanır. 2018 yılı içinde firma bünyesinde Sanayi Bakanlığının 5746 sayılı kanununa göre AR-GE Merkezi çalışmaları tamamlanmış olup gerekli onaylar alınmıştır. Bu AR-GE merkezinde toplamda 17 personel görev almaktadır. Firma bünyesinde, 3 adet HVAC test laboratuvarı bulunmaktadır. HVAC Test Laboratuvarı: Bu laboratuvarda, havalandırma ekipmanlarının performans karakteristiklerinin belirlenmesi ve VAV – CAV kalibrasyon çalışmaları yapılmaktadır. Laminar Flow Simülasyon Laboratuvarı: DIN1946/4 örnek ameliyathane laboratuvarında resirküle laminar akışlı tavan ile ilgili sunum ve testler yapılmaktadır. Klima Santrali Test Odası: Bu laboratuvarda Klima Santrali ve Isı Geri Kazanım cihazlarının testleri EN308, EN13141-7 ve EN 1886 standartlarına göre yapılmaktadır.

E-bülten için aşağıdaki bilgileri doldurmanız yeterli.

Giriş Yap

Şifremi Unuttum Kayıt Ol

Kayıt Ol

Şifremi Unuttum