Bitki ve Tohum Genetiği

Tohum Gen Bankası'nda Tohumlar Özenle Geleceğe Taşınıyor

Covid-19 Pandemisiyle birlikte gıdaya erişim dünyada temel bir konu haline gelirken, Türkiye'nin binlerce yıllık tohum mirasının muhafaza edildiği Tohum Gen Bankası'nda tohumlar özenle geleceğe taşınıyor. Eksi 18 derecede üst düzey güvenlik önlemleri altında saklanan tohumlar, dünyada bir ilk olan ulusal DNA Barkotlama Projesi ile Türkiye adına kayıt altına da alınıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel çeşitler başta olmak üzere genetik kaynakların toplanması, muhafazası ve çeşitlendirmesine dönük birçok çalışma yürütüyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhuriyet tarihinin en büyük yerli tohum seferberliğine start vermişti. Türkiye'nin binlerce yıllık ata tohumlarının muhafaza edildiği Tohum Gen Bankası'nda titiz bir çalışma yürütülüyor. Atadan yadigar tohumların bir araya getirildiği gen bankasında 23 bini yerel olmak üzere 60 bin tür ve yaklaşık 120 bin tohum bulunuyor. Çimlenme testi yapılan tohumlara özel vakumlama yöntemi uygulanıyor. Eksi 18 derece soğukta muhafaza edilen tohumlar, vakumlanan paketlerde 10 yıl boyunca canlılığını koruyabiliyor. Türlerin sadece tohumları saklanmıyor, merkezde aynı zamanda bitkilerin herbaryum, DNA ve doku örnekleri de korunuyor. Herhangi bir salgın hastalığa karşı önlemlerin alındığı gen bankasında hijyen kuralları da en üst seviyede tutuluyor. Özel izinlerle girilen merkezde 24 saat boyunca tohumların ısı ve nem dengeleri kontrol ediliyor, aksaklıklarda devreye giren alarm sistemi uyarı veriyor. Böylelikle yaşanabilecek herhangi bir olumsuzlukta tohum kaybının da önüne geçilmiş olunuyor. 250 bin tohum kapasitesine sahip Ankara'da bulunan gen bankasında sadece tohumlar korunmuyor, aynı zamanda onaylanmış araştırma projeleri için materyal de üretilerek araştırmalar destekleniyor. "Çok sayıda gönüllü insan tohum bağışlıyor" Tohum Gen Bankası'nın işleyişine ilişkin bilgiler veren Türkiye Tohum Gen Bankası Bölüm Başkanı Dr. Kürşat Özbek, "2010 yılında açıldı merkezimiz. Türkiye'deki biyolojik çeşitliliğin tespit edilmesi, toplanması korunması, karekterizasyonu, muhafazası ve araştırma gruplarına dağıtılması işlemleri yapılıyor merkezimizde. Elimizde 60 bin civarında örneğimiz var. 23 bin tanesi yerel çeşit. Bakanlığımıza diğer araştırma projelerinden gelen enstitülerden toplanan tohumlar var. Bunun yanı sıra Tohum Gen Bankası'na çok sayıda gönüllü insan tohum bağışlıyor. Birileri geliyor 'Böyle bir tohum bulduk. Dedemizin dedesi tarafından üretiliyormuş' diyorlar. Tohumları alıp kendi tohum prosedürümüze ekliyoruz. Haymana'da bir enstitümüz var, orada üretiliyor. Üretildikten sonra uluslararası standartlarda Tohum Gen Bankası'nda muhafaza ediliyor. Burada sadece tohumlar raflarda muhafaza altında değil. Tarafımıza ait projeler yürütüldü" dedi. "Yıllardır aynı coğrafyada yaşadığı için bu genler hastalıklara karşı dayanıklılık geni geliştiriyor" Türkiye'nin dört bir yanından ata tohumu toplandığını kaydeden Özbek, "Ata tohumlarının özelliği farklı türlerden oluşması, tek düze, tek tip yapı yok içerisinde. Birbirinden farklı örnekler var. Yıllardır aynı coğrafyada yaşadığı için bu genler hastalıklara karşı dayanıklılık geni geliştiriyor. Büyük salgın insanlar üzerinde etki gösteriyor. Ama zamanında bitki türlerini yok eden hastalıklar da oldu. Bunlar için en en önemli kısım bitki genetik kaynakları. Doğadaki genetik kaynağı muhafaza eder bunun ne olduğunu anlayabilirseniz buna yönelik çeşit geliştirirsiniz. Her an doğada bir salgın hastalık çıkabilir, bu hayvanlar, bitkiler için, insanlar için de çıkabilir. Önemli olan o dayanıklılık genini içeren canlıyı bulduğun zaman o hastalığa yönelik çözümler geliştirebilirsiniz. Örnek tek tip olursa gelen bir hastalıktan tüm ürünü kaybedebilirsiniz. Farklı özelliklere sahip çeşitliliğe sahipseniz kuraklık ve salgınlarda daha az etkilenirsiniz" diye konuştu. "Genetik türler dünyada tek olan bir proje ile Türkiye adına kayıt altına alınıyor" Ulusal DNA Barkotlama Projesi kapsamında Barkot Türk adında veri tabanı kurularak yerel kaynakların moleküler düzeyde karakterize edilip Türkiye adına kayıt altına alındığını kaydeden Özbek, "Ülkemizde bu sistem kurulana kadar genetik kaynakların kayıt altına alındığı, moleküler tanımlama bilgileri ile beraber kayıt altına alındığı bir sistem yoktu. Biz bu proje ile ve bunun kapsamında kurduğumuz Barkot Türk veri tabanı ile Türkiye'deki tüm genetik kaynakların moleküler tanımlama bilgilerini alıyoruz ve bunları Barkot Türk adını verdiğimiz veri tabanı vasıtasıyla Türkiye adına kayıt altına alıyoruz. Dünyada 200 milyona yakın genetik kaynak, müleküler düzeyde tanımlanmış ama bunların verileri hep farklı farklı veri tabanlarında. İlk defa Türkiye kendi genetik kaynaklarını kendi karakterize ediyor, bu verileri Türkiye adına kayıt altına alıyor" dedi.

Kapadokya Teknopark’tan “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analizi Laboratuvarı Kurulumu Fizibilitesi”

Dünya nüfusunun sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için yeterli ve dengeli beslenmesi, bu gıdaların güvenilirliğinin sağlanmasını da zorunlu kılmaktadır. Gıda zincirinin ilk halkası olan tohum, biyolojik ve kültürel çeşitliliğin de temelini oluşturmaktadır. Sertifikalı tohum; fiziksel, biyolojik ve genetik değer bakımından özellikleri belirlenen ve resmi makamlarca bu özellikleri belgelenen materyal demektir. Tohum aynı zamanda, ülkelerin tarım sektörleri için stratejik bir öneme sahiptir. Günümüzde tohum sadece tarımsal bir girdi değil aynı zamanda teknoloji kullanılarak elde edilen ve yüksek gelir getiren ekonomik değere sahip bir üründür. Sertifikalı tohum, üretimin ve verimliliğin artırılmasında, üretim maliyetinin düşürülmesinde en temel ve en önemli girdidir. Üretim ve verimin artırılması için yetiştirme tekniği metotları, arazi ıslahı, sulama, mekanizasyon, gübreleme, tarımsal mücadele tekniklerinin uygulanmasıyla birlikte bölgeye uyumlu kaliteli tohum çeşitlerinin kullanılması gerekmektedir. “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analizi Laboratuvarı Kurulumu Fizibilitesi” ; Ahiler Kalkınma Ajansı 2018 Yılı Fizibilite Desteği Programı, kapsamında Nevşehir Ticaret Borsası ile Kapadokya Teknopark TTO Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşme kapsamında hazırlanmıştır. Kapadokya Teknopark TTO tarafından hazırlanan; “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analizi Laboratuvarı Kurulumu Fizibilite Raporu” incelendiğinde kurulacak Laboratuvarın, patates sertifikasyonu ve hastalık testleri konularında uluslararası akreditasyon normlarını karşılayan, ulusal ve uluslararası standartlara uygun analiz yapmasına uygun bir zemin oluşturduğu görülmektedir. Çalışmada ayrıntılandığı gibi mevcut hukuki yapı ortaya konmuş, yasal süreci karşılayan düzenlemeler ayrıntılanmış, bunların uygulama yönetmelikleri çıkartılmış, fiziki ve teknik alt yapı için her türlü imkânın karşılanabileceği görülmüştür.   15.000 toprak analizi ve 6.000 patates yumru kapasiteli tesis için yapılan finansal analiz 7.770.788 TL tutarındaki toplam yatırımın, kurumun faaliyete başlamasıyla elde edilecek gelir ile 64,5 ayda yatırım maliyetlerini karşılayabileceğini göstermektedir. “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analizi Laboratuvarı”nın kamusal alandan çıkartılıp özel sektöre devrinin, sektördeki sertifikalandırma maliyetini düşüreceği, en önemlisi analiz sürecini kısaltacağı öngörülmektedir. Bu durum,  sektördeki analiz gecikmelerinden yaşanan sıkıntıları da önemli ölçüde ortadan kaldıracaktır. Ayrıca, kurulacak laboratuvarın, bölgedeki patates üretimi, depolanması ve ticaretindeki önemi nedeniyle Nevşehir’de kurulmasının çok avantajlı olacağı düşünülmektedir. Kapadokya Teknopark TTO tarafından hazırlanan “Bitki Sağlığı Teşhis ve Analizi Laboratuvarı Kurulumu Fizibilitesi” yayınlanması ile Laboratuvar kuruluş çalışmalarına da başlanmıştır.    

E-bülten için aşağıdaki bilgileri doldurmanız yeterli.

Giriş Yap

Şifremi Unuttum Kayıt Ol

Kayıt Ol

Şifremi Unuttum