COVID -19

ABD: AstraZeneca Aşısının Deney Sonuçları Zaman Aşımına Uğramış Bilgiye Dayanıyor

ABD federal sağlık yetkilileri, İngiltere'de Oxford Üniversitesinin ilaç firması AstraZeneca ile geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının ABD'de yürütülen deney sonuçlarının, "zaman aşımına uğramış bilgiye" dayanıyor olabileceğini duyurdu. ABD Veri ve Güvenlik İzleme Kurulu'ndan yapılan açıklamada, AstraZeneca'nın, faydalı veriye ilişkin noksan görüş sağlamış olabileceğinden endişe edildiği belirtildi. AstraZeneca, dün ABD'de 32 bin 449 kişi üzerinde devam eden Kovid-19 aşısının 3. faz çalışmalarının ara güvenlik ve etkinlik analizlerine ilişkin verileri paylaşmıştı. Bağımsız Veri Güvenliği İzleme Kurulunun (DSMB) aşıyla ilgili hiçbir güvenlik sorunu tespit etmediği bilgisine yer verilen açıklamada, Kovid-19 aşısının 65 yaş üstündekilerde yüzde 80, belirtileri önlemede yüzde 79 etkili olduğu, hastanede yatışı ve ağır hastalığı da yüzde 100 engellediği açıklanmıştı. Açıklamada, DSMB'nin, en az bir doz Kovid-19 aşısı olan 21 bin 583 katılımcı arasında yaptığı incelemede damarda kan pıhtılaşmasına ilişkin olaylarda artan bir riske rastlamadığına dikkat çekilmişti. ABD'de AstraZeneca aşısının kullanımına izin verilmesi için Gıda ve İlaç Dairesi ile Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin, bağımsız danışma komitelerinin sağladığı verinin kapsamlı değerlendirmesinin ardından aşıyı onaylaması gerekiyor. Oxford-AstraZeneca tartışması Kovid-19'a karşı geliştirilen ilk aşılardan Oxford-AstraZeneca'nın uygulanması, bazı ülkelerde, kanda pıhtılaşmaya yol açarak damar tıkanıklığı ve akciğer embolisi gibi durumlara neden olabileceği şüphesiyle geçici olarak durdurulmuştu. Dünya Sağlık Örgütü aşının faydalarının risklerinden fazla olduğunu belirterek "Hayat kurtarmak için kullanımı devam etmelidir." açıklamasını yapmıştı. Avrupa Birliği İlaç Ajansı ve İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu da aşının kullanılması tavsiyesinde bulunmuştu. Kaynak :AA

“VIR-7831” Corona Virüs Ölümlerini Yüzde 85 Oranında Azalttı

İngiliz ilaç devi GlaxoSmithKline (GSK) ve ABD’li biyoteknoloji şirketi Vir tarafından geliştirilen   VIR-7831 adlı bir monoklonal antikor ilacının  Covid 19’a bağlı hastaneye yatış (ağır hastalık) ve ölümü yüzde 85 oranında azalttığı duyuruldu. Yapılan açıklamada, ilacın İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya’da görülen mutasyonlara karşı da etkili olduğu belirtildi. Aşıya benzer bir etki yapabildiği belirtilen antikorl ilaçları, corona virüs aşılarının küresel düzeyde uzun bir süre kullanılamayacağı düşünüldüğünden büyük bir önem taşıyor. İngiliz ilaç devi GlaxoSmithKline (GSK) ve ABD’li Vir Biyoteknoloji tarafından geliştirilen yeni bir antikor ilacının corona virüse karşı savaşta etkin silahlardan biri olabileceği belirtildi. İki şirket tarafından yapılan duyuruda VIR-7831 adlı monoklonal antikor ilacının üçüncü aşama klinik deneylerinin tamamladığı ifade edildi. İlacın Covid 19’a bağlı hastaneye yatış (ağır hastalık) ve ölümü yüzde 85 oranında azalttığı duyuruldu.  Şirketler, ilacın "yüksek etkililiğinin", Covid-19 nedeniyle daha fazla risk altında bulunan yetişkinlerin erken tedaviyle  hastaneye yatışların durdurulabileceği anlamına geldiğini belirtti.  MUTASYONLARA KARŞI ETKİ GÖSTERDİ Glaxo ve Vir ayrıca,  antikor tedavisinin İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya'da ortaya çıkan varyantlara karşı aktif olduğunu gösteren verilerisundu. Şirketler aynı zamanda antikoru vermenin farklı yöntemlerini de inceliyorlar ve ilacın enfekte olmayan yüksek riskli yetişkinlerde Covid-19'u önleyip önleyemeyeceğini araştıran başka bir deneme başlatacaklar. FDA'YA ACİL KULLANIM ONAYI İÇİN BAŞVURACAK Diğer taraftan ilaç şirketleri, 583 hastadan elde edilen verileri inceleyen  denemenin başarısına dayanarak, tedavinin Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA)diğer ülkelerde acil kullanım onayına başvuracağını açıkladı. Vir'in CEO'su George Scangos, "heyecan verici verilerini antikor tedavisini dünyanın her yerindeki hastalara etkili yeni bir çözüm sunmaya bir adım daha yaklaştırdığını" ifade ederek, “VIR-7831'in Covid-19’un n en şiddetli sonuçlarını önleme ve virüsün mevcut varyasyonlarına karşı koruma potansiyeli kanıtladı.  GSK'nın baş bilim sorumlusu Hal Barron ise çalışmaların cesaret verici olduğunu açıkladı.  GK'NIN KARI YÜZDE 24 YÜKSELDİ Öte yandan Barron, Şubat ayında şirketin net karının, geçen yıl neredeyse dörtte bir oranında arttığını açıkladı. GSK, karının  2020'de yüzde 24 artarak 5,7 milyar sterline (yaklaşık 59 milyar 340 milyon lira)  yükseldiğini söyledi. Gelirlerlerinin  ise yüzde artarak 34 milyar sterline (yaklaşık 355 milyar Türk Lirası) ulaştığını bildirdi. Ekim ayında ABD eski Başkanı Donald Trump'ın Covid-19 tedavisinde de kullanılan ve bir araştırmaya göre aşıya benzer bir etki de yapabildiği düşünülen monoklonal antikorlara dayalı ilaçların, corona virüs aşılarının küresel düzeyde yetmeyebileceği konusu üzerine, devreye girmesi gündeme geldi. Daha önce Elly Lily ve Regeneron tarafından geliştirilen iki ilaç geçen Kasım ayında ABD’de acil kullanım onayı aldı.  MONOKLONAL ANTİKOR NEDİR? Antikorlar "vücudun bağışıklık sisteminin savaşçıları" diye tarif edilebilir. Corona virüs ya da başka herhangi bir patojen vücudunuza girdiğinde antikorlar virüsün dikensi uçlarına yapışarak onun sağlıklı hücrelere girişini engellerler. Fakat insan vücudu bir çok farklı türde antikor üretir. Bunların en güçlülerine "etkisizleştiren antikorlar" deniliyor. Bilim insanları bu antikorları eleyerek en güçlülerini seçiyor, ardından bu antikorlar laboratuvarda çoğltılaram büyük miktarlarda üretimi yapıabiliyor. Bu yöntemle elde edilen antikorlara tek bir antikor hücresinden klonlandıkları için monoklonal antikor ya da mAb deniyor. Kaynak : NTV    

Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya Astra Zeneca Aşısını Askıya Aldı

Almanya Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Oxford/AstraZeneca tarafından geliştirilen corona virüsü aşısının kullanımının askıya alındığı açıklandı. Kararın, Alman araştırma kurumu Paul Ehrlich Enstitüsünün tavsiyesi üzerine verildiği ifade edildi. “ASTRAZENECA, AVRUPA’DA ASKIYA ALINIYOR” Aralarında Norveç, İrlanda, Danimarka, Hollanda, Bulgaristan, Avusturya, Estonya, Letonya, Lüksemburg, Litvanya’nın da bulunduğu Avrupa’da birçok ülke, AstraZeneca’nın kullanımını askıya alma kararı aldı. Bu ülkelere Almanya’dan sonra Fransa ve İtalya’da eklendi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa İlaç Ajansı’nın yarınki toplantısına kadar aşılamanın dondurulduğunu duyurdu. İtalya’da bir kişinin aşı olduktan sonra hayatını kaybetmesi nedeniyle Piedmont bölgesinde bir soruşturma açıldı ve savcılık 400 bin doz aşıya el konulmasına karar verdi. İspanya da AstraZeneca tarafından Covid-19'a karşı geliştirilen aşının kullanımını 2 hafta süre ile askıya aldığını duyurdu. ASTRAZENECA: PIHTI RİSKİ YOK AstraZeneca tarafından yapılan açıklamada corona virüsü aşı kaynaklı kan pıhtılaşma riskine dair kanıt olmadığını belirtildi. Açıklamada “10 milyondan fazla kayıttan oluşan güvenlik verilerimizin analizi, AstraZeneca covid-19 aşısı ile herhangi bir belirli yaş grubunda, cinsiyette, toplulukta veya belirli bir ülkede pulmoner emboli veya derin damar trombozu riskinde artış olduğuna dair hiçbir kanıt göstermemiştir ifadeleri yer aldı. Açıklamada ayrıca, Aslında, bu tür olayların gözlemlenen sayısı, genel popülasyona oranla aşılananlarda beklenenden önemli ölçüde daha düşüktür” denildi. AVUSTRALYA: 25 MİLYON AŞILANDI SORUN YAŞANMADI Avustralya’da AstraZeneca tarafından geliştirilen aşının kullanımına devam edileceğini açıkladı. Sağlık bakanlığı yetkilileri Avustralya’da 25 milyon insana, AstraZeneca aşısını uyguladığını ve bir sorun yaşanmadığını ifade etti. Salgın başladığından bu yana Avustralya’da 29.100’den fazla vaka ve 909 ölüm yaşandı. Kaynak:AA

Avrupa İlaç Ajansı'ndan Astra Zeneca Aşısı Hakkında Kapsamlı Duyuru

Avrupa İlaç Ajansı son günlerde özellikle Avrupa ülkelerinde tartışma yaratan AstraZeneca aşısı ile ilgili dikkat çekici bir açıklama yaptı. Kurum, aşının yan etkisi ile ilgili perşembe günü nihai bir karar verileceğini belirtirken, "Aşının avantajları risklerinden çok daha büyük" açıklamasını yaptı. Başta Danimarka olmak üzere birçok ülkede AstraZeneca’nın geliştirdiği corona virüsü aşısı olan insanların ölmesi ile ilgili soruşturma devam ediyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) bugün bir açıklama yaptı. Avrupa Birliği ülkeleri adına açıklama yapan kapsamlı duyuruyu perşembe günü yapacaklarını açıklayan EMA, “Soruşturma ve inceleme devam ederken aşının faydalarının kanıtlandığı bir gerçek. Yan etki yüzünden yaşamını yitirenlerin sayısı çok fazla değil. Aşının faydaları risklerinden çok daha fazla” denildi. EMA tarafından yapılan açıklamada, “Aşının kanda pıhtılaşmaya neden olduğuna dair bir sonuç yok” ifadesi kullanıldı. Yetkililer pıhtılaşmanın çok nadir görüldüğünü ve buna göre incelemelerin yapıldığını da vurguladı. Kaynak: AA

AstraZeneca'nın Geliştirdiği Covid-19 Aşısı için DSÖ'den Açıklama

AstraZeneca aşısının kullanımının bazı ülkelerde askıya alınmasının ardından, DSÖ Küresel Aşı Güvenliği Danışma Komitesi'nin yarın toplanacağı açıklandı. DSÖ Bilim Heyeti'nden Dr. Swaminathan ise, AstraZeneca ve diğer aşıları kullananlara "paniğe kapılmama" çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel çapta farklı firmaların geliştirdiği 300 milyon dozdan fazla yeni tip corona virüs (Covid-19) aşısı uygulandığını ve aşı kaynaklı bir ölüm tespit edilmediğini bildirdi. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütün İsviçre'nin Cenevre kentindeki merkezinde, video konferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi. Ghebreyesus, AstraZeneca tarafından geliştirilen Covid-19 aşısının bazı ülkelerde kullanımının durdurulmasının ardından yarın DSÖ Küresel Aşı Güvenliği Danışma Komitesi'nin toplanacağını aktardı. Komite'nin Avrupa Birliği'nin (AB) ilaç düzenleyicisi Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ile iletişim halinde olduğunu dile getiren Ghebreyesus, şöyle konuştu: "Şu anda çoğu ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük tehdit, Covid-19 aşılarına erişim eksikliği. Neredeyse her gün dünyanın dört bir yanından üst düzey siyasetçilerden telefonlar alıyorum ve bana COVAX kapsamında ne zaman aşı tedarik edeceklerini soruyorlar. Bazılarının ümitleri suya düşmüş durumda ve bunun nedenini anlıyorum. Kendi ülkelerinde hiçbir aşı yokken dünyanın en zengin ülkelerinden bazılarının nüfuslarını defalarca aşılamaya yetecek kadar aşı satın aldığını görüyorlar." "PANİĞE KAPILMAYIN" Ghebreyesus'un konuşmasının ardından AstraZeneca aşısına ilişkin sorulara yanıt veren DSÖ Bilim Heyeti'nden başuzman Dr. Soumya Swaminathan, "Şu ana kadar dünya genelinde 300 milyondan fazla doz farklı (Covid-19) aşılar uygulandıktan sonra, Covid-19 aşılarıyla bağlantılı belgelenmiş ölüm bulunmuyor" bilgisini paylaştı. Swaminathan, AstraZeneca ve diğer aşıları kullanan insanlara "paniğe kapılmama" çağrısında bulundu. Covid-19 virüsünün milyonlarca kişinin ölümüne neden olduğunu anımsatan Swaminathan, salgının sona erdirilmesi için aşılamanın şart olduğunun altını çizdi. AstraZeneca'nın geliştirdiği Covid-19 aşısının uygulandığı az sayıdaki kişide kanda pıhtılaşmaya neden olduğu gerekçesiyle geçen haftadan beri bazı ülkeler, aşının kullanımını durdurmaya başlamıştı. DSÖ, 10 Şubat'ta Oxford-AstraZeneca'nın geliştirdiği Covid-19 aşısının, 65 yaş üstü kişiler de dahil olmak üzere yetişkinlerde kullanılması tavsiyesinde bulunmuştu. Kaynak :NTV

GSK ve Vir Biotechnology,Kovid-19'a Karşı Antikor Tedavisi Çalışmasına Başladı

 GSK ve Vir Biotechnology, hastaneye yatırılmış erişkin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalarında 'ACTIV-3' çalışmasına başladıklarını duyurdu. Başlatılan Faz 3 çalışmasıyla 'VIR-7381' antikor tedavisinin etkililiği ve güvenliliği araştırılacak. GSK'den yapılan açıklamaya göre, GSK ve VIR Biotechnology’nin, yüksek riskli hastalarda Kovid-19 nedeniyle hastaneye yatışı önlemek amacıyla sürdürdüğü antikor tedavisinde önemli bir aşamaya gelindi. Kovid-19 için en umut vaat eden tedavilerin ve aşı adaylarının geliştirilmesini hızlandırmak için tasarlanmış Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) liderliğindeki kamu-özel ortaklığı olan ACTIV programının ACTIV-3 çalışmasında, 13 günden daha kısa süredir hafif ila orta derecede semptomlarla hastaneye yatan, VIR-7831 antikoru ya da plasebo uygulanan 300 katılımcının klinik durumları değerlendirilecek. Çalışma süresince katılımcılara aynı zamanda standart FDA onaylı Kovid-19 tedavi de uygulanacak. ACTIV-3 çalışmasının olumlu sonuçlar vermesi durumunda ise 700 kişinin ek katılımı ile çalışmaya devam edilecek.   - 'Diğer antikorların şimdiye kadar etki göstermediği hastanede yatan hastalar için yarar sağlayabilir'   Açıklamada görüşlerine yer verilen GSK Ar-Ge Başkanı ve Bilimsel Sorumlusu Dr. Hal Barron, Kovid-19 salgınında yeni vaka ve hastaneye yatış oranlarının rekor seviyelere ulaştığını belirterek, 'Dünyanın bu pandemiyle mücadelesine yardımcı olmak için birden fazla seçeneğe ihtiyacı olduğu kesin. Virüsü önlemek, tedavi etmek kısacası virüsle savaşmak için çalışmalar yapıyor ve çeşitli çözümler geliştiriyoruz. Dirence karşı güçlü bir bariyere sahip olan virüsü nötralize etme ve enfekte hücreleri öldürme potansiyeli taşıyan tedavi seçeneğimiz VIR-7831, diğer antikorların şimdiye kadar etki göstermediği hastanede yatan Kovid-19 hastaları için yarar sağlayabilir.' ifadelerini kullandı. Vir İcra Kurulu Başkanı George Scangos da 'Son veriler, antikorların nötralize edici aktivitesinin hastanede yatan erişkinleri Kovid-19'un en ağır sonuçlarından korumak için yetersiz olabileceğini gösteriyor. VIR-7831'in farklılaştırıcı faktörlerinin ve geniş anti-koronavirüs aktivitesinin, bu hastalara yardım etmesine ve gelecekte ortaya çıkabilecek ilgili koronavirüslere karşı hazırlıklı olmamıza katkıda bulunmasını umuyoruz.' açıklamasında bulundu. Kaynak : AA

Rus aşısı Sputnik V'nin Türkiye'de Üretimi için Anlaşma İmzalandı

Rus Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünün geliştirdiği "Sputnik V" adlı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının Türkiye'de üretimini birlikte yapacağı Türk ortağı VisCoran İlaç Sanayii'nin Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Oran, 20 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe ilaç üretimi yaptıklarını, dünyada ve Türkiye'de yeni çıkan ilaç, aşı, test ve kitlerle de ilgilendiklerini söyledi. Dünyada salgın ortaya çıkınca neler yapılabileceği konusunda çalışmaya başladıklarını ifade eden Oran, o dönemde henüz Türkiye'de yerli ve milli aşı üretiminin gündemde olmadığını belirtti. Salgın döneminde ilk defa Rusya'da Kovid-19 aşısına ilişkin açıklamaların yapıldığını hatırlatan Oran, "Rusya, bu aşıyı diğer ülkelerde de üretmek istediği açıkladı. Rus aşısını üreten Gamaleya Enstütüsünün, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) bağlantısı var, bu fonun şemsiyesi altında. Biz RDIF üzerinden görüşmelere başladık. Görüşmeler belli bir seviyeye gelince 16 Ağustos'ta Türkiye'de anlaşma imzaladık. Anlaşmayı yaparken üretimin Türkiye'de yapılmasını önerdik ve bu talebimiz kabul edildi. Teknoloji transferi Rusya'dan gelecek, üretim Türkiye'de olacak. Bir nevi yerli bir ürün olacak." diye konuştu. Oran, aşıyla ilgili Rusya'dan kendilerine ulaşan bilgi ve belgeleri, gerekli incelemelerin ve prosedürlerin yerine getirilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığına ulaştırdıklarını bildirdi. Rus tarafının "aşı konusunda Türk firmayla anlaştık" açıklamasının ardından kamuoyunda bir merak olduğunu belirten Oran, "Biz ruhsat alana kadar anlaşmayı açıklamayı düşünmüyorduk. Şu aşamada üretim yerleriyle ilgili teknoloji transferinin peşindeyiz. Eş anlı olarak Sağlık Bakanlığındaki prosedürler de yürüyor. Teknoloji transferi ve Sağlık Bakanlığındaki prosedürler bittikten sonra aşıya kullanım izni alınacak. Ardından Türkiye'de pilot üretim yapılacak ve seri üretime geçilecek." ifadelerini kullandı. "Öncelik ülkemizin ihtiyacı" Öztürk Oran, Türkiye'de aşı üretimi yapabilecek altyapıya sahip 4-5 firma bulunduğunu söyledi. Kendilerinin de aşı üretimi için bu şirketlerle görüşmeler yaptığını ifade eden Oran, "Rus Sputnik V aşısının Türkiye'deki üretim partneriyiz. Türkiye'deki üretim yerine de birlikte karar vereceğiz. Aşı üretiminin ülkemize önemli katkıları olacak. Öncelikle ülkemizin ihtiyacını karşılayacağız. Sonra ihracat düşünülecekse buna birlikte karar vereceğiz." dedi. Rus aşısının, 20 yıllık araştırma geçmişi olduğunu ve Ebola hastalığı için yapılan bir çalışmanın sonucu olarak bulunduğunu aktaran Oran, bu aşının Türkiye'de üretilmesi durumunda Rusya'dan ülkeye bir know-how transferi gerçekleştirilmiş olacağını söyledi. Oran, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye ihracat üssü olabilir. Türkiye'nin ihtiyaç fazlasını başka ülkelere ihraç etmek de mümkün olabilir. İleriki tarihlerde buradaki tesisler talebi karşılayamazsa tesis yatırımı da söz konusu olabilir. Şu aşamada acil kullanım izni alınacak. Zaman sıkıntısı nedeniyle seri üretim için hazır tesisler araştırıldı. Vakit olsaydı burada yeni bir tesis yapılacaktı ve üretim orada gerçekleştirilecekti. Salgın nedeniyle şu aşamada hazır tesisleri tercih ettik." "Pek çok ülke Rus aşısını tescil ettirdi" VisCoran İlaç Sanayii Yönetim Kurulu Başkanı Oran, dünyada halihazırda birkaç ülkenin aşısının kullanıldığını ve çeşitli ülkelerde de aşı çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Aşılar arasında "şu daha iyi, bu aşı daha üstün" şeklindeki açıklamaların yersiz olduğunu, zaten bu aşıların Dünya Sağlık Örgütü ve ilgili kurumlardan onay alması gerektiğini belirten Oran, Türkiye'nin ilaç ve aşı üretiminin dünya standartlarında olduğunu vurguladı. Oran, Sputnik V aşının 3. faz çalışmasının 44 bin kişide yapıldığını, sonuçların olumlu olduğunu ve Rusya'da şu ana kadar 2 milyona yakın insanın aşılandığını bildirdi. Dünyada pek çok ülkenin Rus aşısını tescil ettirdiğini ve üretim görüşmeleri yaptığını aktaran Oran, şunları kaydetti: "Rusya'nın yanı sıra Belarus, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Sırbistan, Bolivya, Cezayir, Filistin, Venezuela, Paraguay ve Türkmenistan'da da aşı tescil edildi. Sputnik V, Rusya dışında ilk olarak Hindistan'da üretilmeye başlandı. Rusya, Hindistan'ın ardından Güney Kore, Çin, Brezilya, Belarus ve Kazakistan ile de üretim anlaşmasına vardı." "Dünyanın en hızlı Kovid-19 tespit kiti" Öztürk Oran, salgın döneminde dünyanın en hızlı Kovid-19'u tespit eden kiti ürettiklerini belirterek, "PharmaNona firmamız, 15 saniye gibi kısa bir sürede Kovid-19 tespiti için idrar kiti üretti. Şu anda dünyanın pek çok ülkesinde kullanılıyor ve çok sayıda ülkede de kullanım için resmi izinler alınıyor." dedi. Testin önce Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, ardından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından onaylandığını, Sağlık Bakanlığınca da ruhsatlandırıldığını hatırlatan Oran, etik kurul onayı ile yapılan klinik çalışmalarda testin doğruluk oranının mevcut testlere göre daha fazla olduğunu söyledi. Yurt dışından da yoğun talep aldıklarını belirten Oran, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya, Çekya, İspanya, İsviçre, Slovakya, Polonya, Japonya, Meksika, Kanada, Rusya, Libya ve Irak'tan distribütörlük alındığını, ABD'de de FDA onayı beklendiğini sözlerine ekledi. Kaynak :AA

FDA Reçetesiz Kovid-19 Ev Test Kitine Onay Verdi

BD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ülkede ilk defa eczanelerden reçetesiz alınarak evde COVID-19 testi yapmaya imkan sağlayan test kitini onayladı. FDA Yetkilisi Stephen Hahn tarafından yapılan açıklamada, Avusturalyalı şirket Ellume'nin ürettiği, reçete gerektirmeyen ve tamamen evde yapılabilen hızlı COVID-19 testine izin verildiği belirtildi. Açıklamada, raflardan reçetesiz olarak 30 dolara satın alınacak kitin burundan elde edilen örnek üzerinden test yapılarak 20 dakika gibi bir sürede sonucun elde edilebileceği kaydedildi. Ellume'nin ilk etapta 3 milyon üretim yaparak sınırlı sayıda test kitini piyasaya süreceği, daha sonra 2021'de üretimi artıracağı bildirildi. Kaynak : Dünya

SARS-CoV-2 Bulaşını Engelleyen İlaç Molnupiravir

ABD’li bilim insanları tarafından gribe karşı geliştirilen Molnupiravir adlı ilaç, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde yeni tip corona virüsü (Covid-19) 24 saat içinde etkisiz hale getirdi. Şu anda ikinci aşama insan deneylerine devam eden ilaç, eğer başarılı sonuçlar verirse Covid-19 ile mücadelede çığır açabilir ve asemptomatik yayılmayı engelleyebilir. Covid-19 bulaşmasının durdurulması ise sosyo-ekonomik kayıpların durdurulması için hayati bir dönem taşıyor. Bununla birlikte, dünyaca ünlü Türk profesör Derya Unutmaz, ilaç sonuçlarının bir iki aya belli olmasını umduğunu aktardı. ABD’de yer alan Georgia Eyalet Üniversitesi Biyomedikal Bilimler Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, gribe karşı geliştirdikleri yeni bir antiviral ilaç olan “MK-4482 / EIDD-2801”in gelincikler üzerinde yapılan deneylerinde 24 saat içinde yeni tip corona virüsü tamamen etkisiz hale getirerek bulaşma riskini önlediğini keşfetti. Molnupravir olarak da bilinen ilaç, Profesörü Doktor Richard Plemper liderliğindeki bir ekip tarafından geliştirildi. Profesör Plemper, "Bu, Covid-19’un  bulaşmasını hızla engelleyen ve ağızdan alınabilen ilk ilaç. MK-4482 / EIDD-2801 oyunun kurallarını değiştirebilir” ifadelerini kullandı. NTV'de yer alan habere göre; ABD'de Jackson Laboratuvarı Enstitüsünde Baş Araştırmacı olarak çalışan Prof. Dr. Derya Unutmaz, "Bu Molnupiravir adı verilen grip tedavisinde kullanılan  ilacın hayvan deneylerinde corona virüsünü 24 saat içinde tamamen yok ettiği gösterildi. Şu anda faz 2/3 insan denemeleri yapılıyor ve umut vaat ediyor. Bir-iki aya covid19 tedavisinde etkisi belli olur sanıyorum" ifadlerini kullandı.                                                                                    Bununla birlikte, dünya genelinde 70 milyonu aşkın kişiyi enfekte eden salgına karşı başarılı sonuçlar veren aşılar geliştirildi. Pfizer/PioNTech, Moderna ve Gamelaya Enstitüsü sırasıyla yüzde 95, yüzde 94 ve yüzde 95 kouyuculuk sağlayan aşılar geliştirdiklerini açıkladı. Ancak, bu aşılarının toplumda sürü bağışıklığı oluşturacak kadar yaygın olarak kullanılabilmesinin gelişmiş ülkelerde gelecek baharı, yoksul ülkelerde ise yıllar alması bekleniyor. Bu süreçte pandeminin ekonomik ve toplumsal olarak yıkıcı sonuçlarını hafifletmek için Covid-19’un yayılımını durdurmak hayati bir önem taşıyor. Eğer Molnupiravir, insan deneylerinde gelinciklerdeki sonucu sağlarsa küresel salgınla mücadelede aşılar kadar kilit bir rol oynayabilir.  Öte yandan, geliştirilen aşıların asemptomatik yayılmaya da etkisi bilinmiyor.  Bunun nedeni ise aşı denemelerinin yalnızca semptom gösteren Covid-19 hastalarını baz almasından ve virüsün giriş kaynağı olan burundaki etkisinin net olmamasından kaynaklanıyor. Ancak Molnupiravir, solunum yollarına direk etki ettiğinden bunun önüne geçme potansiyeli bulunuyor. MalnupBununla birlikte BioNTech’in kurucu ortağı olan Türk bilim insanı Uğur Şahin aşının asemptomatik vakaları durdurup durdurmayacağının kesin olarak belirlenmesinin bir yılı bulabileceğini ifade etmişti. Plember, ilaç ağızdan alınabildiğinden, potansiyel olarak çoklu fayda sağlamak için klinik denemelere  erken başlanabileceğini açıkladı.Bu faydalar ise şu şekilde. İnsaların şiddetli Covid-19 hastalığına yakalanması önlecek,  uzun süreli izolasyonunun duygusal ve sosyoekonomik etkisini azalacak ve yerel salgınlar hızla sona erecek. “Molnupiravir’in solunum yolunu etkileyen RNA virüslerine karşı geniş spektrumlu aktiviteye sahip olduğunu ve enfekte hayvanların ilaçla ağız yoluyla tedavi edilmesinin, saçılan viral partikül miktarını düşürdüğünü ve bulaşmayı önemli ölçüde azalttığını erkenden fark ettik. Bu özellikler Molnupiravir’in Covid-19’un farmakolojik kontrolü için güçlü bir aday yaptı” diyen Plember, Nature Microbiology'de yayınlanan çalışma kapsamında ekibiyle birlikte, ilacı Covid-19’a karşı yeniden tasarladı ve ilacın virüs yayılmasını durdurma üzerindeki etkisini test etmek için bir dağ gelincikleri üzerinde denedi. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doktor Tutku Taşkınoğlu, geçtiğimiz günlerde NTV'ye yaptığı açıklamada, "Haziran ayından bu yana insan denemeleri başladı 1300 ya da 1800 kişi üzerinde çalışmalar yapılıyor. eğer o çalışmanın sonuçları açıklanırsa  bu virüse karşı etkili bir ilaç olarak piyasaya sürülmeye hazır hale gelecek. Açıklanan verilen verilere göre plaseboya karşı üstünlüğü kanıtlanmış bir ilaç" ifadelerini kullandı. Araştırmacılardan Doktor Robert Cox, "Gelincikler arasında yeni tip corona virüs oldukça kolay yayılıyor, ancak çoğunlukla şiddetli hastalık geliştirmiyor, bu da genç yetişkinlerdeki Covid-19 yayılmasına çok benziyor" dedi.  Ardından bilim insanları gelinciklere yeni tip corona virüs bulaştırdı ve hayvanlar burunlarından  virüsü yaymaya başladığında Molnupiravir ile tedaviye başladı. Çalışmanın diğer yazarı, Josef Wolf, "Enfekte olanları bir arada barındırdığımızda ve daha sonra aynı kafeste tedavi edilmemiş hayvanları bir araya getirdiğimizde, corona virüsle temaslı oların hiçbiri hastalığa yakalanmadı. Ancak, plasebo alan tüm yaban gelincikleri  enfekte oldu. Eğer biz molnupiravir ile hastaları tedavi edebilirsek onların oral ve burun florasındaki virüsü tamamen yok edip 24 saat içinde bulaştıcılıklarını kaybettirebiliriz. Böylece  asemptomatik hastaların da bulaştırıcılığını önlemiş olacak” açıklamasını yaptı.  Bilim insanları, son olarak İlacın, virüsün bulaşmasını engellemedeki etkinliğini kontrol etmek için şu anda Covid-19 enfeksiyonuna karşı gelişmiş ikinci aşama kilink denemelerin son aşamasında bulunduğunu belirtti. Kaynak :CNNTÜRK  

AstraZeneca, Covid-19 Aşısını Rus Aşısı Sputnik V ile Birleştirmeyi Deneyecek

İngiltere merkezli AstraZeneca, etkinliğini artırmak amacıyla Oxford Üniversitesi ile ortak geliştirdiği Covid-19 aşısını Rusya’nın Sputnik V aşısıyla birleştiriyor. Yapılacak deneysel çalışmalarda iki aşının birlikte kullanılıp kullanılamayacağı test edilecek. AstraZeneca, Sputnik V’yi geliştiren bilim insanlarının, klinik araştırmalarda Rus ve İngiliz aşılarını birleştirme teklifine olumlu yanıt verdi. Sputnik V aşısının Twitter hesabından yapılan açıklamada, "AstraZeneca'ya aşılarında iki vektöre sahip olmaları için bizim vektörlerimizden birini kullanmalarını teklif ettik. Onayladılar" ifadeleri kullanıldı.                                                  Klinik denemeler yıl sonunda başlayacak Ayrıca Sovyet dönemi uydusunun adını taşıyan Sputnik V'i finanse eden Rusya Doğrudan Yatırım Fonu, (RDIF) denemelerin yıl sonunda başlayacağını duyurdu. İngiltere'nin borsada en değerli şirketlerinden biri ile devlet destekli Rus bilim araştırma enstitüsü arasındaki işbirliği, 1,5 milyondan fazla insanın hayatına mal olan salgına karşı etkili bir aşı geliştirme baskısının bir örneği. AstraZeneca aşısının bir grup üzerinde yapılan denemelerde yüzde 90'a kadar başarı sağladıklarını duyurmuştu. Rus aşı üreticileri ise halen deney aşamasında olan aşılarının, ABD'deki rakipleri Pfizer ve Moderna'ya benzer şekilde yüzde 90'ın üzerinde bir etkinlik oranına sahip olduğunu söylüyor. Aşının ilk dozları da geçtiğimiz hafta kullanıma sunuldu. Başkent Moskova ve bölgesindeki hastanelerde kurulan üç aşı merkezi ilk etapta sağlık görevlileri, öğretmenler ve sosyal güvenlik çalışanları için hizmet veriyor. Kaynak :Euronews

Moderna'nın Covid-19 Aşısının En Az 3 Ay Bağışıklık Kazandırdığı Açıklandı

ABD’de yapılan araştırmaya göre, 17 Aralık’ta FDA tarafından değerlendirmeye alınacak olan Moderna’nın geliştirdiği corona virüs aşısının en az üç ay boyunca bağışıklık oluşturduğu açıklandı. Geçtiğimiz günlerde yüzde 94 başarı oranı olduğu açıklanan aşı için yayınlanan çalışmada, aşının uygulandığı kişilerde bir süre sonra antikor sayısının azaldığı fakat bunun endişe verici bir durum olmadığı belirtildi. 17 Aralık’ta ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) onayına girecek olan Moderna’nın corona virüs aşısı ile ilgili bir çalışma yayınlandı. Le Figaro’nun haberine göre ilacı Moderna ile birlikte geliştiren Ulusal Alerjiler ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'ndeki (NIAID) araştırmacılar tarafından yapılan çalışmaya göre, Moderna’nın corona virüs aşısı çeşitli yaş gruplarından 34 kişiye uygulandı. Hakemli dergi New England Journal of Medicine’de yayınlanan çalışmanın sonucuna göre, Moderna’nın Covid-19 aşısının uygulandıktan sonra en az üç ay boyunca corona virüse bağışıklık oluşturduğu açıklandı. ‘ENDİŞE VERİCİ BİR DURUM DEĞİL’ Yüzde 94 etkinliğe sahip olduğu açıklanan aşı için yapılan deneylerde, aşıdaki antikorların virüsü engellediği fakat beklenildiği gibi zamanla biraz azaldığı, bunun da endişe verici bir durum olmadığı belirtildi. NIAID direktörü Anthony Fauci ve diğer uzmanlar daha önce, bağışıklık sisteminin daha sonra tekrar virüs ortaya çıkarsa virüsü hatırlayıp yeni antikorlar üretmesinin çok muhtemel olduğunu ifade etmişti. 28 GÜN ARAYLA UYGULANDI Moderna’nın MRNA-1273 adı verilen aşısı, deneklere 28 gün arayla iki kez enjekte edilirken Texas A&M Üniversitesi’nden virolog Benjamin Neuman, "Çalışmadan elde edilen pozitif sonuçlar, aşının ikinci dozundan itibaren 90 gün boyunca hala güçlü antikorlar kaldığına dair kanıtları içeriyor" dedi. Neuman, "Aşı sonrasında üretilen antikorların genç hastalarda yaşlı hastalara göre daha yüksek sayıda olduğunu tespit ettik fakat 70 yaşındaki hastalarımızda bile oldukça güçlü bağışıklı oluşturdu” şeklinde konuştu.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi Pfizer/BioNTech Aşısına Acil Kullanım Onayı Verdi

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Pfizer ve BioNTech tarafından geliştirilen Covid-19 aşısına acil kullanım onayı verdi. FDA, virüse karşı yüzde 95 etkili olduğu açıklanan aşının kullanımının "güvenli ve etkili" olduğuna karar verdi ve onayın salgın için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. ABD'de yeni tip koronavirüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı nedeniyle yaklaşık 295 bin kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, ilk aşıların 24 saat içinde yapılmaya başlanacağını söyledi. "Sadece 9 ayda güvenli ve etkili bir aşı ürettik" diyen Trump, bunu tıbbi bir mucize olarak niteledi. Aşıyı geliştiren Pfizer Amerikan şirketi, BioNtech ise Türkiye'den Almanya'ya göçmüş Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarafından kurulmuş bir şirket. Uğur Şahin ve Özlem Türeci: Koronavirüs aşısını bulan BioNTech'in Türk-Alman kurucuları Ocak ayında görevi Joe Biden ve ekibine devredecek olan Trump yönetiminin FDA'ya aşıyı onaylaması için baskı yaptığı haberleri geliyordu. ABD medyası FDA Başkanı Stephen Hahn'a, aşıya acil kullanım izni vermesi ya da istifa etmesinin söylendiğini aktardı. Hahn ise basında çıkan bu iddiaları yalanladı. ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Alex Azar, Cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada kitlesel aşılamanın Pazartesi ya da Salı başlayabilmesi için Pfizer ile çalıştıklarını belirtmişti. ABD'de ilk doz aşılar yaşlılara ve sağlık çalışanlarına yapılacak. 2 Aralık itibarıyla ABD'nin 100 milyon doz Pfizer/BioNtech aşısı sipariş ettiği biliniyordu. Ülkede koronavirüs kaynaklı ölümler Kasım ayından bu yana ciddi yükselişte. Çarşamba günü ABD'de 3 binden fazla kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bu tüm dünyada ülke bazlı en yüksek günlük ölüm oranı olarak kayda geçti. Pfizer/BioNTech aşısı İngiltere, Kanada, Bahreyn ve Suudi Arabistan'da da onay aldı ve İngiltere bu hafta ilk aşılamalara başladı.

E-bülten için aşağıdaki bilgileri doldurmanız yeterli.

Giriş Yap

Şifremi Unuttum Kayıt Ol

Kayıt Ol

Şifremi Unuttum